Gereği Düşünüldü: Yazılım Özgürdür!

Gereği Düşünüldü: Yazılım Özgürdür!

 

Gereği Düşünüldü: Yazılım Özgürdür!

Türkiye’de bilişim sektörünün gelişmesinde önemli yeri olan TBD Ulusal Bilişim Kurultaylarının yirmi altıncısı, ana teması “Teknoloji Politikaları” olan Bilişim’09 kapsamında, 18-20 Kasım 2009 tarihlerinde Ankara’da yapıldı.

Pardus proje yürütücüsü Erkan Tekman (TÜBİTAK / UEKAE), “Dünya Özgür Yazılıma Nasıl Göçüyor?” başlıklı sunumu ile, Avrupa ve Amerika kıtalarından örnekler vererek, dünyadaki özgür yazılım yaklaşımlarını izleyenlerle paylaştı ve özgür yazılıma “göçen” ülkelerin sağladığı ekonomik yararları vurguladı. Bu oturumun ardından gerçekleştirilen “Türkiye Özgür Yazılıma Neden Göçemiyor?” adlı panelde konuşmacı olarak yer aldım. Paneli Ekin Meroğlu (TÜBİTAK / UEKAE) yönetti. Diğer konuşmacılar Nihat Yurt (Başbakanlık – Danışman), Agah Turan (DPT) ve Bora Güngören (EMO / LKD) idi.

Özgür yazılım konusunda konuşmacıların verdiği örnekler arasında, e-Dönüşüm Türkiye Eylem Planı’nda yer alan teşvikler ile Pardus için sağlanan ödenekler ve sivil toplum örgütlerinin yaptığı araştırmalara kayıtsız kalan kamu kurumlarının durumları yer aldı. Geçmişe ilişkin yeteri kadar veri olmamasından dolayı karşılaştırma yapılamadığı ve özgür yazılımın yararlarının yeteri kadar açıklanamadığı vurgulandı.

Bütün bu konuşmalarda söz konusu edilen yazılım ürünlerinin Pardus gibi sistem yazılımı ve ofis yazılımı ürünleri olduğu, kurumsal kaynak planlama sistemleri gibi büyük boyutlu yazılım ürünlerini kapsamadığı ortadadır.

Yazılım, mevzuatımıza göre ithal edilirken ürün, ihraç edilirken hizmet olarak değerlendiriliyor. Bu durumda, ihracat desteklerinden yararlanmak söz konusu olmuyor.

Teknoloji geliştirme bölgelerinde uygulanan desteklerin başında vergi bağışıklığı (KDV vb.) gelmektedir. Vergi bağışıklığı uygulaması yazılım lisanslarını kapsamaktadır. Yazılım ile birlikte verilen hizmetlerde bu desteklerden yararlanmak söz konusu olmamaktadır. Bu durumda, yazılımı özgür olarak, açık kaynak kodlu modele uygun biçimde verdiğinizde, proje kapsamında alacağınız hizmet bedeli destek kapsamı dışında kalmaktadır.

Yazılım ile, özellikle de yerli yazılım ile kalkınmanın amaçlarımızdan birisi olduğu gözönünde bulundurulursa, uygulama yazılımı ürünlerinin telif (iyelik) haklarının korunması gerektiği de unutulmamalıdır.

Ayrıca, özgür yazılım kavramı, yazılım bakımının yapılmaması gerektiği gibi yanlış uygulamaların öne çıkmasına da yol açmaktadır. Özgür yazılım, ücretsiz yazılım olarak algılanmaktadır.

Türkiye neden özgür yazılıma göçemiyor?

Aslında yanıt, sorunun kendisinde yer alıyor: Bilişim dünyasında göçmek kavramı “çökmek, durmak” anlamında kullanılmaktadır. “Sistem göçtü” sözünü duymamış, söylememiş bir bilişimci olduğunu sanmıyorum.

Özgür yazılıma “göçmek” kavramı yerine “geçmek” kavramı kullanılmalıdır. Bunun, tıpkı sigara yasağı gibi, emirle, kanunla yapılması gerektiğini savunanlar bulunmaktadır. Pazarlamanın altın kurallarından biri de, kullanmadığın ürünü satamayacağındır. TÜBİTAK, kendi kullanmadığı PARDUS’u kamu kurumlarının kullanmasını nasıl bekler?

* * *

Hangi modelle edinirseniz edinin, yazılım ürünleri 15-20 yıl öncesine kadar donanım firmalarının ücretsiz sundukları ürünler olarak görülüyordu. Zamanla donanım maliyetlerinin azalmasıyla birlikte yazılım sistemlerinin ayrı edinilmesi yaygınlaştı.

Ucuzlayan ve teknolojik olarak hızla eskiyen donanım ürünlerinin getirdiği ek yükleri gidermek üzere sanallaştırma teknolojileri gündeme geldi.

Felaket önleme, maliyet etkin sistem yönetimi, test ortamı oluşturma, enerji tasarrufu gibi nedenlerle, Kobilerden Bakanlıklara kadar çeşitli büyüklükteki kurumlarda, sanallaştırma teknolojilerinden yararlanılmaktadır.

Bilişim’09 sırasında yöneticisi olduğum sanallaştırma teknolojileri konulu oturuma Göker Öztürk (İntel), Mustafa Kayer (VMWare), Paul Abi Chahine (Novell), Necip Özyücel (Microsoft) ve Orhan Alkan (Sun) konuşmacı olarak katıldılar. Oturum sonunda, Evren Yıldız tarafından Çevre ve Orman Bakanlığı’nda yapılan sanallaştırma çalışmaları hakkında bilgi verildi.

Sanallaştırma, tek bir fiziksel bilgisayarı birden çok bilgisayar gibi kullanma olanağı sağlayan bir yazılım teknolojisidir. Geçmişte, yazılım satmak için taşıyıcı olarak kullanılan bilgisayarların yerine, bilgisayar satmak için taşıyıcı olarak kullanılabilen yazılım ürünleri geçmeye başlamıştır.

N. Özyücel tarafından “bir çalışana birden fazla görev vermek” gibi tanımlanan sanallaştırma, gereksinimlere göre uygulanmalı ve uzmanlaşma gerektiren bir çalışma ile yapılmalıdır.

Sanallaştırma, hem yazılım hem de donanım ürünlerini tek bir çatı altında özgürce birleştiren bir simge olarak bilişim dünyasının geleceğine damgasını vuracak bir uygulamadır.

İ. İlker Tabak, 30 Kasım 2009

(*) Bs. Müh., Bilişim Ltd. Paz. ve Satış Md.
TBD Merkez Yönetim Kurulu Üyesi
———————————————
Bu yazı TBD Bilişim Dergisi 116. Sayısı (Aralık 2009) 82. sayfasında yayımlanmıştır.

    

Diğer Yazılar

Basında

Bilişimle Dönüşen Dünyada Eğitim

Haber Giriş: 20.07.2015 – 09:10,Son Güncelleme:20.07.2015 – 09:15 Bilişimle dönüşen dünyada eğitim 70 yıl önce biten II. Dünya Savaşı’nın ardından kalkınmaları mucize olarak görülebilecek iki devlet vardı. Almanya ve Japonya.

Blog

Kim Yapacak?

Kim yapacak? Birileri yapacaktır. Biz yapmazsak, yapamazsak; yapılması gerekeni birileri mutlaka yapacaktır. Yapanlar, üretenler tarafında mı yer alacağız, yoksa, tüketenler, kullananlar tarafında mı? Yapmak istediklerimizi yapacak kaynaklarımız olduğu halde, hatta

Bilişim

Yeni Şeyler Denemeli, Yeni Şeyler Söylemeli

Etkisinde kaldığımız, zaman zaman da iş yaparken ya da yap(a)mazken sığındığımız deyimlerimiz vardır. Bu deyimlerden “Eski köye yeni âdet getirmek” de değişime olan direncin simgesi olarak karşımıza çıkmıştır. Aynı girdilerle